niye hala seni seviyorum, neden hala seni düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum ki anlayamıyorum.. bana hayatımda kimsenin söylemeye cesaret edemediği herşeyi söylemene rağmen, gururlu bir aşk olmaz ama gururumun son demlesine kadar dibe vurdurtan birini niçin karşılıksız sevebiliyorum ki, kimsin nesin ki yani ne kattın ki sanki yüreğimede hala seni arıyorum.. birtürlü sevemeyeceğini daha ilk bakışlarından anladığım birine karşı neden habire birşeyler yazabilmek için can çekişiyorum, umudun olmadığı yerde neden ümit arayışlarıyla hayaller kurup zamanımı boşa harcıyorum..
bir çırpıda silebilecek kapasitede, kusura bakma ama bir sevgiye bu kadar profesyonel yaklaşabilecek birine neden bu sevgiyi veriyorum,
ve en kötüsüde sevdim denilip sevmediğini daha da açık açık söyleyen birine neden hadi git be diyemiyorum... niye girdin ki hayatıma, neden evet dedinki bana, niye inanmadın ki bana, neden sevemedin ki beni, niye yürütmek için çabalamadın ki, niye başkalarının deyimleriyle beni sildin
ki?
her sabah kalkıp acaba hangi diyarlarda kimin yüreklerinde kimin söylemlerinde , kimin kalbinde, kimin sözlerinde, düşünceleriyle beni öldüre öldüre terkettin, her öğlen olduğunda, yürüyüşlerini gözlerimde canlandırmalarım, o güzel rengarenk ayakkabılarının ses tonlarıyla çınlayan kulaklarımın kalbime etkisi, saçlarının kokusu, en güzeli o güzel gözlerinin çok şeyler anlatan yorumları, ve dahası yaşayıp da neler yaptığını eğer varsa sorunlarınla olan mücadelelerini, özlemlerim bile düşünerek bana dile getirdi.. akşam olduğunda o yorgunluğunun vücudundan dökülen belirtileri, en iyiside o kolumdan öpmelerin, en kötüsüde o arkadaşlarınla olan iletişimin, hayatıma nasıl bir anlam kattın sen.. ve şimdi terkettin gittin... kısacık bir dilimde yüreğime inanılmaz bir şerbet bıraktın, içip içip yudumlarken ortaya anlamsız bir ekşilik kattın, kalbin çok duvarmış, çok inanmış çok sevmiştim, toparlanabilmek imkansız, gülüşünü bırak seni görememek de varmış,
hiç bir zaman tutamayacağın sözler verme, bu bedelleri bir sevgiye ödettirme... şimdi hangi diyarlardasın, kiminlesin, nesin, napıyorsun bilmiyorum ama bu diyarlar kendini kelimelere atan, cümlelerin anlamlarını soyutlaştıran, noktaları sonsuzlaştıran, en kötüsüde ünlemleri artık hayatına sıradan bir anlayışla katan, ölü bedenime güle güle, varlığınla yaşamaya devam edecek ruhuma, merhaba de ...
seni seven, yüreğiyle seni daima sahiplenen, umutlarıyla küskünleşmiş, beyniyle sürtüşmüş SK, umarım sana bir hatıra kalır. Seni sevmekten başka hiç bir çarem yok, yüreğim artık bom boş...
26 Eylül 2008 Cuma, 02:23
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder