27 Temmuz 2013 Cumartesi

Tükeniş

Uzaklaşmaya çalışırsın, ilgini dağıtmak istersin, başkalarını yanına alır o an onu unutarak bir adım öte gittiğini zanneder, telefonunda bir mesaj sesini duyabilmek için bazen saatlerce ona kilitlenirsin. Yürüdüğün her yerde onunla geçirdiğin anları hatırlar, bakmamak için kendini ne sıkıntılara soktuğunu bile fark edemezsin. Çalan bir parçada aklına yer etmiş o anıyla tekrar hüzne boğulursun. Televizyonda izlediğin o güzel yüzlü kişiyi görür o zannedersin. Çıkışta onunla olduğun tüm yerleri aklına getirir akşam olmasın diye dua edersin.

Facebook da, Twitter da adını yazarsın. Bitmek bilmez şekilde devamlı girdiğinde yazarsın,yazarsın,yazarsın. Kendinden bir kalıntı bulmak, ne haldedir diye öğrenmek ister, kalbinin çarpıntısının daha yakından hisseder, kelimelerin kifayetsizliğinin farkına varır, lisan bilmenin kederini yaşarsın. Bir şeyler paylaşır, bu paylaşımların ona ulaşması için her dakika paylaştığına bakarsın. Tatile gider, aldığın tüm keyiflerin yanında bitmek bilmeyen unutamama hastalığına yakalanırsın. Şerefe dediğin herkesle onu karşılaştırır kendini bilinmezliğe itersin. Yüzündeki tükenmişliğin aynada ki haliyle kavga eder, ağlarsın hem de hıçkıra hıçkıra ama sonrasında rahatlarsın, tabi aldandı isen.. 

Bir nevi kurşun kalem olur, açıldıkça açılır sipsivri halde Dünyaya meydan okursun ama yavaş yavaş tükendiğinin farkına varamazsın..

En ilginci de sen bunları onun için yaşarken, o da bunları başkası için yaşar ve tükenir sense bu duruma oturur nemli gözlerle güler, içersin...