9 Ekim 2011 Pazar

Sahiden de, sahici...

Günlerin günleri kovaladığı, insanların umutlarını o günlere sığdırdığı, ağladığı, bağırdığı ve herkese kulp taktığı dünya düzenine üç beş kelam etmek istiyorum... Dünya ... yuvarlak olup olmadığı konusunda gene tartışmaların başladığı ultra yüksek beyin sahiplerinin deyimiyle halaa devam ediyor. Yani her an bir öküzün boynuzlarının üzerinde olduğumuz tekrar gündeme gelebilir :S ...

Bense o dünyanın içinde yaşayan insan türüyle meşgulum... Cinsiyetimin verdiği güvenle, karşı cinse olan meşguliyetim, tabiki daha da fazla artıyor. Karşı cinsin hemcinslerime verdikleri ve götürdükleri sanıyorum ki dünyada olan yaşamımızın 100 de 70 lik bir kısmını içinde barındırıyor. Onlara olan bakışımız, dokunuşumuz, hissedişimiz, üzülüşümüz belki de kimimizin yüzdelerinin bile üzerinde yer alıyor...

Onları seviyoruz; kalben sevdiklerimiz, tensel sevdiklerimiz, görsel sevdiklerimiz, mantıksal sevdiklerimiz, bide benim gibi kalp artı mantıksal sevdiklerimiz... Eninde sonunda bir şekilde ona olan ihtiyacımız sevgimizin çeşitlerini bizlere seriyor. Benim hissettiklerim onlara olan ihtiyacımızın sirküler hal alması. Sirküleri burada sözlük anlamı genelge olarak değerlendirmeyelim asıl anlamı fransızcadan gelen bir kelime olarak değerlendirecek olursak, çıkış noktasına dönen... İşte bizim onlarla ilişkimiz de tamda burada böyle gerçekleşmekte. Çıkış noktamız onlar ve biz, hep onlara dönüyoruz... Dönüşümüzün hüzünleriyle sevinçlerini bir arada tutan bu varlıklara olan minnet duygularımızı Allah'a olan sevgilerimiz belirliyor. Erkek milleti olarak cenneti bile huri olduğu müddetçe istiyoruz. Düşünsenize onlar olmasa oraya gerek yok. Dünyada onlar olmasa yaşamaya gerek yok ... Var olmalarının ve bizlere var olma hakkı tanıyanlara olan sevgi çeşitlerimizin doğruluğunu hiçbir zaman onlara kanıtlayamayacağız...

Kalbimi kapsayan titreşimlere, beynimin usta ve üstün gücüyle engel olabilme yeteneğine saygımı sizlerin huzurunda tekrar dile getiriyorum. Allah beynime bu gücü verdiği müddetçe onlara olan kayıtsız kalamama duygularım, farklılıklarım, aykırılıklarım daim olur umarım... Böylesine iyisiyle karşılaşıldığında, alacağınız her güzelliğe şükürler yağdırırken... Gönül gözünüzün açık olmasını diliyorum...

Ve ona diyorum ki, bir yaz akşamıydı, yanyana gidiyorduk o yolda, ben solda sen sağda, kalbim fırlayacaktı o dakikalarda. Akşamın karanlığında gözlerinin aydınlığında sana olan dokunuşlarıma şahit olan bir sen, bir ben birde rabbim. Günahlara giriyordum. Sevginin bağrışlarında, heyecanın kollarında sana bakıyordum. Çok mutluydum. Biliyordum o anların sonunda evimin yollarında, anlamsız gülüşlerimde, yatağımın içinde bir ordan bir buraya dönüşlerimde keyfin son demlerinde hep mutluluk kokacaktım. Ve öylede oldum... Sahiden de sahiciydi....